Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Doğa-Yaban Hayat

Yaban hayatının izlerini sürün!

Sadece kültür, tarih ve gastronomi meraklıları için değil, Mezopotamya, başta kuş ve kelebek gözlemcileri olmak üzere, birçok doğa turisti için de ideal bir ziyaret bölgesidir.

Mezopotamya sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da yarı çöl iklim ve bitki örtüsüne sahip tek bölgedir. Bu nedenle kuş ve bitki çeşitliliği Avrupa ve Türkiye’nin kalanından tamamen farklıdır. Bozkır türleri açısından da dünyanın en zengin bölgelerinden biridir.

Şüphesiz ki bölgede yaşayan en değerli yabani hayvan, dünyada son 150 bireyi kalmış olan kelaynaktır. Kış aylarını Etiyopya’da, yazları ise Birecik’te geçiren kelaynakların, 1950’li yıllarda bölgedeki yoğun tarım ilacı kullanımı nedeniyle, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 11 bireye kadar düşen sayıları koruma çalışmaları sayesinde bugün 150’ye ulaşmıştır.

Uygarlığın beşiği Mezopotamya’ya hayat veren Fırat Nehri kuşlar için de büyük yaşam alanları oluşturur. Fırat Nehri’nin Suriye topraklarına geçtiği bölgede yer alan Karkamış yaklaşık 20.000 su kuşunun görülebildiği ve küçük karabatağın en büyük üreme kolonilerinden biridir. Birecik’in güneyinde bulunan Mezra Bölgesi, Birecik, Birecik Baraj Gölü ve çevresi, Halfeti Bozkırları, Türkiye ve Avrupa’da başka yerde görmenin çok zor olduğu kuş türlerini kolayca görebileceğiniz yerlerdir. Alaca yalıçapkını, çizgili ishakkuşu, kum kekliği, tavşancıl, yeşil arıkuşu, toy, çölkoşarı, sürmeli kız kuşu, Irak yedikardeşi bu kuşlardan bazılarıdır.

Fırat Nehri boyunca, dünyada sadece Mezopotamya bölgesinde yaşayan Fırat Kaplumbağası’nı (rafetus euphraticus) da görmek mümkündür. Bu kaplumbağa, bugün Şanlıurfa’nın Bozova ilçesi yakınlarında Atatürk Baraj Gölü’nde üremektedir. Ayrıca Dicle Nehri boyunca da Fırat Kaplumbağası görülebilmektedir.

Kuşlar açısından diğer zengin bir bölge ise Ceylanpınar ve Akçakale ovalarıdır. Göç dönemleri olan ilkbahar ve sonbahar aylarında oldukça nadir görülen toy ve sürmeli kız kuşlarını bu bozkırlarda görmek mümkündür. Bu bölgede yaygın, ama diğer yerlerde oldukça nadir olan diğer bir kuş türü ise ‘turaç’tır.

Şansınız varsa hala yabani olan ve bozkırlarda koşturan ceylanları da görebilirsiniz. Yarı vahşi olarak ceylan görebileceğiniz yer ise Ceylanpınar TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) içindeki ceylan üretme çiftliğidir.

Diyarbakır Hevsel Bahçeleri’nden başlayan Dicle Vadisi,  ülkemizi terk edene kadar çok çeşitli memeli ve kuş türüne ev sahipliği yapar. Özellikle göç döneminde Diyarbakır’daki Hevsel Bahçeleri ve Devegeçidi Baraj Gölü önemli kuş gözlem merkezleridir. Hevsel Bahçeleri’nde ve Dicle kenarında, göç dönemlerinde 190’a yakın kuş türünü görmek mümkündür.

Kızıl akbaba, küçük akbaba, tavşancıl ve küçük kerkenez gibi nesli tehlike altında olan pek çok yırtıcı kuş türü de Dicle Nehri ve kollarındaki vadilerin dik yamaçlarındaki kayalıklarda yaşarlar. Bismil Ovası ve Cizre civarı ise başka bir ender görülen tür olan büyük sürmeli kızkuşunu görebileceğiniz yerlerdendir.

Dicle Vadisi ve çevresi Türkiye’de nesli tükendiği düşünülen leoparın da yaşam alanıdır. 2013 Kasım ayında Diyarbakır ili Çınar ilçesinde vurulan leopar, 39 yıl sonra leoparın Türkiye’de ortaya çıktığı tek vakadır. Bölgenin hemen hemen tamamında çizgili sırtlan, oklu kirpi, çöl varanı, ceylan, vaşak, karakulak gibi hayvanları görmek, fotoğraflamak mümkündür.

Uygarlık tarihini değiştiren ve bundan yaklaşık 12.000 yıl önce tarım devriminin başlamasına neden olan buğdayın yaban atası Siyez (Einkorn) buğdayının halen yetiştiği yer olan Karacadağ ise her doğa turistinin uğraması gereken eşsiz bir bölgedir. Karacadağ aynı zamanda bozkır ötleğenlerinin Türkiye’de ürediği bilinen ender yerlerden biridir.

Doğa ve yaban hayatı ile iç içe,  unutulmaz bir tatil için rotanızı Mezopotamya’ya çevirin…