Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Güneş’in Güne Kavuştuğu Yer: Adıyaman

Yüzölçümü: 7.614 km2

Nüfus: 590.935

İlçe sayısı: 9

İlçeleri: Adıyaman, Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kâhta, Samsat, Sincik, Tut

Denizden yüksekliği: 669 metre

Başlıca geçim kaynakları: Turizm, tarım, enerji, petrol

El sanatları: Halı, kilim, savan dokumacılığı, iğne oyası, sepetçilik, semercilik

Adıyaman'a Türkiye'nin her yerinden karayolu bağlantısı bulunmaktadır.

1988 Yılında hizmete giren Adıyaman Havalimanı'nda düzenli uçak seferleri mevcuttur.

Ayrıca tren yolu ile Gölbaşı ilçesine kadar ulaşım vardır.

Adıyaman Hıtabı

Adıyaman Tavası

Çiğ köfte ve binbir çeşit turşu

Peynirli helva yanında dondurma

Kâhta'da Fırat'ın yanı başında Fırat Balığı / Alabalık

Kurusu daha güzel olan Besni Üzümü

Geleneksel el dokuması Adıyaman cicim ve kilimleri

Tamamen bizden Adıyaman Tütünü

Tuzlusu da tuzsuzu da güzel Adıyaman Peyniri

Hediyelik Nemrut Heykelcikleri

Dünyanın 8. harikası Nemrut Dağı’nı görün, güneşin doğuşu ve batışını izleyin.

Kâhta’da baraj gölü kıyısında balık yiyin.

Adıyaman Müzesi’ni gezin, Nemrut Dağı’na verilmiş olan “Altın Elma Ödülü”nü görün.

Oturakçı Pazarı ve Şire Hanı’nda alışveriş yapın.

Fırat’ın buz gibi suyuna ayaklarınızı sokun.

Eski Besni rotasını yürüyün.

Perre’de Örenli Köyü’nde Roma Çeşmesi’nde yüzünüzü yıkayın.

1953-1973 arası Nemrut kazılarını yürüten Therasa Goel’in vasiyeti üzerine öldükten sonra külleri Arsemia’ya bırakılmış ve bununla ilgili bir de film çekilmiştir.

1960-1981 yılları arasında Therasa Goel ile birlikte kazı çalışmalarını yürüten Friedrich Karl Dörner’in kızının nişanı Arsemia’da yapılmıştır.

Kommagene ülkesinde güneşin doğuşunun ilk görüldüğü yer Doğu Terası’dır.

Adını tarihe “Bereketli Hilal” olarak kazımış toprakların en üst sınırı, binlerce yıldır kültürlerin buluştuğu bir toprağın adıdır Adıyaman. Derler ki, Güneş güne, dünyanın hiçbir yerinde Adıyaman’daki kadar güzel kavuşmazmış.

Hitit, Asur, Pers, Kommagene, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarına ev sahipliği yapan Adıyaman, tüm bu kültürlerden izleri bağrında saklamış, kendisine sunulan her rengi özenle biriktirmiş.

MÖ 40.000 yılına tarihlenen Palanlı Mağarası, Kommagene Krallığının başkenti Samosata, dünyanın sekizinci harikası, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Kommagene Krallığı’nın kutsal alanı Nemrut, çağlar boyunca bu topraklarda biriken hazinenin sadece bir kısmını oluşturuyor.

Sadece tarihi değil Adıyaman’ı benzersiz kılan. Adıyaman’a gelirken sizi karşılayan ve tüm seyahatinize eşlik eden, Mezopotomya’nın en önemli nehri Fırat’ın buz gibi suları, Fırat’a Adıyaman’da kavuşan Bozova Şelalesi, turna kuşlarının yurdu, doğal sit alanı olan Gölbaşı Gölü sizi bambaşka diyarlara götürecek.

Ayrıca, göz alıcı çiçekleri ile bilinen “Ağlayan Gelin Lalesi  - Fritillaria Imperialis” ve  “Adıyaman Lalesi – Fritillaria Persica” tanışmak için sizi Adıyaman’da bekliyor, sakın unutmayın.

Eşsiz lezzetlerle bezeli Adıyaman Mutfağı’nı da elbette tanımalısınız. Neler yok ki bu mutfakta… Çiğ köfte, içli köfte, basalla (ekşili köfte), Adıyaman tavası, dövmeç, çılbır, mercimekli köfte, pestil, yapıştırma, hıtab, peynirli irmik helvası ve tabii Adıyaman mutfağı denilince akla ilk gelen etsiz çiğ köfte.

Tüm bu güzellikler, “Bereketli Hilal”in zirvesi Adıyaman’da keşfedilmeyi bekliyor…

Gezilecek Yerler

Adıyaman Arkeoloji Müzesi, Aşağı Fırat Bölgesi’nde yapılan, yıllarca süren yerli ve yabancı kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 22 bin esere ev sahipliği yapıyor. Paleolitik dönemden günümüze kadar geniş bir zaman diliminde ortaya çıkarılan arkeolojik eserlerin yanı sıra etnoğrafik eserler de müzede ziyaretçilerini bekliyor.

Nemrut Milli Parkı, MÖ 1. Yüzyıl başında bugünkü Adıyaman’ın bulunduğu bölgede kurulan Kommagene Uygarlığı’ndan kalan büyük mirasın ev sahibidir.

Kommagene Krallığı yaklaşık 141 yıl hüküm sürdükten sonra bir Doğu Roma Eyaleti olarak MS 72 yılına dek varlığını sürdürmüş. Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallık ve Fırat’ın sağ kıyısı ile Toroslar arasında kalan bereketli ülkenin antik çağdaki adı olmuş.

Doğal güzelliklerinin yanı sıra, Kommagene Krallığının en güçlü krallarından I. Antiochos’un tümülüsü (anıt mezar) ve dev tanrı/tanrıça heykellerinin bulunduğu kutsal alan, Anadolu-Makedon ve Pers etkisinden oluşan doğu-batı sentezini yansıtan sanatsal üslubu ile dünyanın bilinen en eski ve büyük horoskopu (yıldız haritası), Nemrut’u benzersiz kılmaktadır.

Binlerce yıldır doğu ve batıyı birleştiren Kommagene Krallığından günümüze kalan dev surlarla çevrili Eski Kâhta Kalesi (Yeni Kale), karşısında krallığın yazlık başkenti olan ve Anadolu'nun bilinen en büyük Grekçe yazıtına ev sahipliği yapan,  ayrıca güneydeki tören yolunda Mithras'ın kabartma steli, aynı platform üzerinde 3.34 m yüksekliğinde Antiochos-Herakles tokalaşma sahnesinin bulunduğu Arsemia (Nymphaios Arsameia'sı); Karakuş Tümülüsü yani Kadınlar Tümülüsü; Roma mimarisinin eşsiz eserlerinden biri olarak anılan, dünyanın ikinci büyük köprüsü olan, günümüzde halen yaya trafiğine açık olan Cendere Köprüsü bugün hala, doğunun ve batının gizemini çözmek isteyen ziyaretçilerini bekliyor.

Kommagene Krallığı’na ait eserler sadece Nemrut Dağı Milli Parkı'nda bulunmuyor. Park alanının dışında bulunan, Fırat Nehri’nin batı yakasında yer alan, MÖ. 2. yüzyılda Samos tarafından yaptırılan ve  Mitridathes Kallinikos’un babası Samos’un dev kabartması ile dikkat çeken Gerger Kalesi ( Fırat Arsameia’sı/Arsameia Euphrates ), ile Güneş Tanrısı Helios ile Kral Antiochos’un tokalaşma sahnesinin kabartmasının bulunduğu Haydaran Kaya Mezarları, Derik Kutsal Alanı ( Hereoon ), Sofraz Tümülüs Mezarları; her biri yaklaşık 10 metre yükseklikte üç çift sütunla çevrelenmiştir. Sütunları üzerinde kadın, erkek ve aslan kabartmalarının bulunduğu Dikilitaş (Sesönk) Anıt Mezarı,  Karadağ Tümülüsü; bir başka krallık kenti olan Perre  mutlaka görülmesi gereken yerlerdir.

Fırat’ın batısı boyunca kuzeydeki Kommagene başkenti Samosata’ya ulaşan antik yol üzerindeki Göksu Köprüsü,  aynı zamanda Fırat Nehri’nin en güzel fotoğraf veren noktalarından biridir.

Adıyaman'da sadece Kommegene Uygarlığının izini sürmezsiniz…

Malpınar yazıtı sizi Hitit Hiyerrogliflerinin şaşırtıcı dünyasına götürür.  Roma Dönemi'ne ait Turuş Kaya mezarları, Roma kaynaklarında suyunu  güzelliğiyle anılan Perre Kenti ile meydanındaki halen kullanılan çeşme; Osmanlı Dönemi'nin zarif camileri ve çarşısından kalan minareleri ve duvarları ile bir dönemin en önemli ticaret kentlerinden biri olan Eski Besni, size bu toprakların binlerce yıllık öyküsünü anlatır.