Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Karkamış Antik Kenti

Yakındoğu Arkeolojisi’nin en önemli yerleşimlerinden biri olan Karkamış Antik Kenti, Fırat’ın batı kıyısında, Türkiye-Suriye sınır hattı üzerinde yer alır. Antik kentin en önemli kısmı (55 hektar) Türkiye’de kalırken, dış kentin bir bölümü (35 hektar) Suriye topraklarındadır.

Karkamış kenti Ebla Krallığı’nın bir parçası olarak ilk kez Ebla Saray arşivlerinde (MÖ 24. yüzyıl) karşımıza çıkar. MÖ ikinci bin yılın ikinci yarısında Mari Kenti’nde ele geçen mektuplar ve idari belgeler Karkamış’ın üç kralı hakkında bilgi verir.

Karkamış, MÖ 17. yüzyılın ikinci yarısında kent Halep ve Suriye’nin büyük kısmını ele geçiren Hititler’in etkisi altına girmiştir. Hitit İmparatorluğu’nun M.Ö. 1195 civarında yıkılmasından sonra, Karkamış bölgenin en güçlü bağımsız krallıklarından biri olmuştur. M.Ö. 717’de Asurlu II. Sargon tarafından kent yerle bir edilmiştir. Kentte yerleşim Helenistik dönem ve Roma dönemlerinde de devam ettikten sonra hızla önemini yitirerek tek edilmiştir.

Karkamış’ta tarih öncesi kalıntıların yanı sıra, Erken ve Geç Hitit dönemlerinden iki ana yerleşim yeri saptanmıştır. Dış Kent, İç Kent ve Kale olmak üzere üç bölümden oluşan dikdörtgen planlı Karkamış’ta; yönetsel ve dinsel işlevli yapılar, kentin çekirdeğini oluşturur. Yapılar; Hitit-Asur üslubunda kabartmalarla kaplı siyah bazalt ve beyaz kireç taşı orthostatlarla süslüdür. Bulunan kabartmaların çoğunluğu, Geç Hitit dönemine aittir.

Bu kabartmalar, Tanrıça Kubaba ve onun adına yapılan tören alayındaki askerlerin, rahiplerin, çeşitli hayvanları taşıyan kişilerin, uzun ve düz kılıçlarla silahlanmış prenslerin, savaş arabalarının, karışık yaratıkların, koruyucu hayvanların yer aldığı tören alayı betimlemeleriyle, MÖ birinci bin yıl başlarındaki yaşam biçimine, giysilerine ve kültürüne ışık tutmaktadır. Karkamış kabartmalarının, büyük çoğunluğu bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

1956 yılında sınırın belirlenmesinin ardından mayınlarla kaplanan bölgede, 2011 yılında mayın temizlemesi yapılarak kazı çalışmalarına başlanmıştır. Yeni yapılan kazılarda, MÖ birinci bin yıla ait çok sayıda yeni hiyeroglif Luvi yazıtı, kil tabletler, zarif, yürüyen aslan, kanatlı boğa ve kanatlı keçi-boğa reliefli orthostatlar; mozaik tabanlar ortaya çıkarılmıştır.

Karkamış Antik Kenti, yakın bir zamanda “Arkeopark” olarak ziyarete açılacaktır.