Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Nemrut Dağı Milli Parkı


Nemrut Milli Parkı, MÖ 1. Yüzyıl başında bugünkü Adıyaman’ın bulunduğu bölgede kurulan Kommagene Uygarlığı’ndan kalan büyük mirasın ev sahibidir.

Kommagene Krallığı yaklaşık 141 yıl hakim sürdükten sonra bir Doğu Roma Eyaleti olarak MS 72 yılına dek varlığını sürdürmüş. Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallık ve Fırat’ın sağ kıyısı ile Toroslar arasında kalan bereketli ülkenin antik çağdaki adı olmuş.

Kommagene Krallığı’nın en ünlü hükümdarı Kral I.Antiochos’tur. MÖ 1. yüzyılda da ülkesinin sınırlarını en geniş haline ulaştıran Kral Antiochos,  Nemrut Dağı’nın en üst noktasına kendisi için bir anıt mezar inşa ettirir. Doğu, batı ve kuzey terasın ortasında yer alan tümülüsün yüksekliği 55m, çapı ise 150 metredir. Mezar 30.000 m3 kırma taşın yığıldığı bir tepeden oluşuyor. 1881 yılından günümüze kadar yapılan araştırma ve kazılarda Kral Antiochos’un mezarının henüz bulunamadığını hatırlatalım.

Tümülüs, Kral I. Antiochos'un şerefine tertiplenen törenlere özel üç terasla çevrilidir. Doğu, batı ve kuzey terasları olarak adlandırılan bu alanlardan doğu ve batı teraslarda; sıra halinde dizilmiş blok halinde sekiz yontma taşın üst üste oturtulmasıyla oluşturulan 8-10 metre yüksekliğinde muhteşem heykeller, kabartmalar ve yazıtlar bulunur. Heykeller, ülkenin koruyucusu olan bir aslan ve tanrıların habercisi olan bir kartal heykeliyle başlar ve aynı düzende son bulur.

Doğu ve batı terasında bulunan heykellerin sıralaması;  ortada tanrıların babası Zeus (Orasmasdes / Ahuramazda), solunda Tanrıça Kommagene (Fortuna / Thyke) ve Kral Antiochos; sağında ise Apollon (Mithras / Helios / Hermes) ve Herakles (Artagnes / Ares) heykelleri şeklindedir.

Kült yazıtlarında anne tarafından Büyük İskender'den (Yunan-Makedonya) baba tarafından ise, Darieos'dan (Pers) geldiğini ifade eden Antiochos, atalarından gelen bu etnik farklılığı birleştirerek, kültür zenginliği haline dönüştürmenin göstergesi olarak tanrı heykellerinin yüzünü doğuya ve batıya çevirmiştir. Tanrı heykellerinin isimlerinin de hem Grek, hem de Pers dili ile ifade edilmiş olması yine aynı sebeptendir.

Kommagene ülkesinde güneşin doğuşunu ilk gören yer olan doğu terasına sert kayalardan oyulmuş merdivenli yollardan çıkılır. Doğu terası; Tanrılar Galerisi, Atalar Galerisi ve Ateş Sunağından oluşur. Tanrılar galerisindeki devasa tanrı heykelleri anıt mezara sırtını dönmüş biçimde sıralanmıştır. Terasın kuzey ve güneyinde ise, Kommagene Kraliyet ailesine ait kabartma steller yer alır.

Kuzey teras, batı ve doğu teraslarını birbirine bağlayan 100 metre uzunluğunda bir tören yoludur. 80 metre uzunluğunda tamamlanmamış stel kaideleri bulunur.

Batı Teras, muhteşem bir gün batımının izlenebildiği, Doğu terasına benzer şekilde yapılmış batı terasında, tanrılar galerisindeki heykel sıralaması ve heykellerin arkasındaki kült yazısı bazı detaylar hariç aynıdır.

Doğu terasından farklı olarak, tanrılar galerisinin kuzey ucunda, dördünde Kral Antiochos'un tanrılarla selamlaşması/tokalaşması (deksiosis), diğerinde aslan figürü bulunan, kumtaşından yapılmış beş kabartma (rölyef) bulunur.

Dünyanın bilinen en eski horoskopu olarak tanımlanan Aslan Horoskopu 1.75m yüksekliğinde, 2.40m genişliğindedir. Blok üzerinde sağa doğru yürüyen boynunda bir hilalin asıldığı kolye ile gövdesinde yıldızlar (Jüpiter, Mars ve Merkür) bulunan aslan kabartması üzerinde okunan “(MÖ) 7 Temmuz 62” tarihi, bazı araştırmacılara göre Kral Antiochos’un tahta çıktığı günü veya ülkenin en şanslı gününü temsil eder. Bu tarihte, Jüpiter, Mars ve Merkür aynı hizaya gelmiştir.

Doğu ve Batı terasın her ikisinde de tanrı heykellerinin tahtlarını oluşturan taş blokların arkasında Grek harfleriyle yazılmış 237 satırlık uzun bir kült yazıtı Nomos (Antiochos’un kutsal kanunları) bulunur.

Doğal güzelliklerinin yanı sıra, Kommagene Krallığının en güçlü krallarından I. Antiochos’un tümülüsü (anıt mezar) ve kutsal alan, Anadolu-Makedon ve Pers etkisinden oluşan doğu-batı sentezini yansıtan sanatsal üslubu ile dünyanın bilinen en eski ve büyük horoskopu (yıldız haritası), Nemrut’u benzersiz kılmaktadır.

Nemrut Dağı Milli Parkı

13.850 hektarlık bir alanı kapsayan Nemrut Dağı Milli Parkı, Kommagene Krallığı’ndan günümüze kalan Nemrut Dağı Tümülüsü, Eski Kâhta Kalesi, Arsemia, Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü gibi eserlere ev sahipliği yapıyor.

Eski Kâhta Kalesi (Yeni Kale)

Kommagene Krallığı tarafından inşa edilen kale, karşıdaki Arsameia ile birlikte kullanılmıştır. Ortaçağ etkileri göze çarpan kalede kalıntıların çoğu İslami Dönem'e aittir. Dev surlarla çevrili kale içinde su sarnıçları, hamam, cami, zindan, Kâhta Çayı’na inen gizli su yolu ve posta güvercinlerinin yetiştirildiği bir alan vardır.

Arsameia Ören Yeri (Nymphaios Arsameia'sı)

Arsameia, İ.Ö. 3. yüzyılın başlarında Kommagene'lerin atası Arsames tarafından Kâhta çayının doğusunda, Eski Kâhta Kalesi'nin karşısında kurulmuş olan krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir.

Arsameia, Anadolu'nun bilinen en büyük Grekçe yazıtına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca güneydeki tören yolunda Mithras'ın kabartma steli, aynı platform üzerinde 3.34 m yüksekliğinde Antiochos-Herakles tokalaşma sahnesinin bulunduğu relief de yine Arsemia’da bulunuyor. Tepe üzerindeki platformda ise Mitridathes Kallinikos’un mezar tapınağı ve sarayı yer alıyor.

Ayrıca yapılan saray kazılarında çok sayıda heykel parçası, bir kraliçe ve Antiochos başı bulunmuştur.


Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı)


Milli parkın güneybatısında, Adıyaman-Kâhta girişinde bulunan bu anıt mezar, Kommagene Kralı II. Mithradates tarafından annesi İsas, kızkardeşi Antiochia ve yeğeni Aka için yaptırılmış. Sütun üzerindeki kartaldan dolayı Karakuş Tümülüsü olarak anılmaktadır.

Eserin orijinalinde doğu, batı ve güney yönlerde dörder sütun varken günümüze doğuda iki, batıda ve güneyde birer sütun kalmıştır. Doğu sütun üstünde aslan ve kartal heykel kalıntıları, batıdaki sütunun üstünde tokalaşma reliefi, yerde aslan heykel parçası bulunur.


Cendere Köprüsü

Roma mimarisinin eşsiz eserlerinden biri olarak anılan, günümüzde halen yaya trafiğine açık olan Cendere Köprüsü, Adıyaman'a 55 km. uzaklıkta ve Karakuş Tümülüsü’nün kuzeydoğusundadır.

Samsat'ta karargâh kuran XVI. Roma Lejyonu (Legio XVI Flavia Firma) tarafından MS 198-200 tarihinleri arasında yaptırılan köprü, Kâhta Çayı’nın en çok daraldığı kesimde iki ana kaya üzerinde 92 büyük kesme taştan yapılmıştır.

Köprünün Kâhta tarafına dikili korinth başlıklı sütunlar, İmparator Septimus Severus ve ‘Askerlerin Anası (Mater Kastrorum)’ olarak anılan Julia Domna’ya adanmıştır.