Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Şanlıurfa Müzesi

Urfa’da Balıklıgöl yakınında 200 dönümlük alana inşa edilen Haleplibahçe Müze Kompleksi, 2015 yılında kapılarını ziyaretçilere açtı. Paleolitik Çağ’dan İslamiyet dönemine kadar yaklaşık 10.000 eserin sergilendiği müze, 34.000 metrekare kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesi’nden oluşan kompleks aynı zamanda birçok canlandırma da barındırıyor. Sadece Neolitik Dönem’e ait 500 eserin teşhirde olduğu müzenin tamamı gezildiğinde 4,5 kilometre mesafe katedilmiş oluyor.

Türkiye'nin "kapalı alana en fazla eser sığdırılan müzesi" özelliğini taşıyan Haleplibahçe Müze Kompleksi, ziyaretçilerine ait oldukları döneme ilişkin görsel canlandırmalarla, ziyaretçilerde "o dönemde yaşıyormuş hissi" uyandırıyor.

Arkeopark, mozaik ve arkeoloji müzesinde barındırdığı insan boyutlarındaki en eski heykel, Göbeklitepe buluntuları ve diğer 10.000 eseriyle oldukça zengin olan kompleksi, herkesin en kısa zamanda görmesini temenni ediyoruz. Özellikle buradaki bazı eserlerin dünyada eşi benzeri olmadığı düşünülürse kaçırılmaması gereken bir fırsat.

Müzeyi ziyarete gelenler, İnsan boyutunda yapılmış dünyanın en eski heykelini, Göbeklitepe D tapınağının imitasyonunu, Nevali Çoli Tapınağının orijinalini, çok sayıda dönem canlandırmasını, Hz. İbrahim Animasyonunu ve bölgede yapılan bütün kazılara, Lidar Höyük, Hassek Höyük, Nevali Çori, Kazane, Titriş Hötük ve Harran gibi onlarca kazı yerlerine ait binlerce eseri görme imkânı bulacaklar.

Haleplibahçe Mozaik Müzesi ise 6.000 m2 genişliğe sahip ve 82 m çapı ile Türkiye’nin kolonsuz geçilen en büyük yapısıdır. Müzede, Haleplibahçe’de ortaya çıkan mozaikler insitu olarak sergilenmektedir.

MÖ 4 ile MS 3. Yüzyıl arasına tarihlenen Haleplibahçe Mozaiklerinde ilk dönemlerde daha fazla konu ve teknik olarak Grek üslubunun etkisi saptanırken, MÖ 132 ile MS 244 yılları arasında bölgede hüküm süren Osrhoene Krallığı döneminde yerel bir üslubun geliştirildiği görülüyor ki bu da mozaikleri benzersiz kılıyor.

Mozaikler arasında en fazla ilgi çeken, günümüzden 3000 yıl önce Ege’den, Karadeniz’e ve Anadolu’nun içlerine uzanan kültür havzasında var olan ve efsaneleri bugünlere kadar gelen savaşçı Amazon kadınlarıylailgili olan mozaiktir. Bu mozaik “savaşçı Amazon kraliçelerinin mozaiğe resmedilmiş dünyadaki ilk örnekleri” olarak değerlendiriliyor.

Haleplibahçe mozaikleri, mozaik tekniği, betimlemelerdeki sanat, ince ve usta işçiliği, özgün bir üsluba sahip olması, 4 mm² boyutunda Fırat Nehri’nin orijinal taşlarından yapılması gibi özellikleriyle “dünyanın en değerli mozaiği” olarak tanımlanıyor.