Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Savur

Konumu, evleri, sokakları ve mimari dokusu nedeniyle küçük Mardin olarak bilinen Savur, Mardin’in yeşil kuşağı görünümündedir.  İlçe, Savur çayı, kilometrelerce uzunluktaki yeşil vadi ve çevresindeki meyve ağaçlarıyla son derece güzel bir doğaya sahiptir.

Savur, Mardin tipi dantel gibi işlemeli sokakları, abbaraları, canlı caddesi ve çarşısı ile özelliğini kaybetmemiş, kendine özgü yaşamını hala sürdürmektedir. Üzümleri, erikleri, salatalıkları ve çeşit çeşit sebzesi ile ünlü olan Savur’da halen orada üretilen meyve ve sebzelerden satın almak, Savur’a özgü simit biçimli ekmeğe katık yaparak cadde kenarında sokağı seyrederek çay yudumlamak mümkün.

Mardin gibi bir dağ yamacına kurulmuş olan Savur, Mardin’den daha şanslı olarak silüetini, evlerini ve sokaklarını çok daha iyi koruyabilmiş.  Hala ayakta olan kalesi, Abdullah Paşa Konağı gibi 200 yıllık evleri ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan çamaşırhaneleri ile hayatın yavaş aktığı bir ortaçağ kentini hatırlatır.

Savur’un 7 km. doğusunda bulunan Kıllıt (Dereiçi) Köyü, büyük ve müreffeh bir Süryani köyü. 1970’lerde başlayan göç dalgası köyü çok etkilemiş, bugün köyde yaşayan sadece 3 hane kalmış. Gidenlerin çoğu, evlerini onarıp yaz tatili için dönüyorlar.

Terk edilmiş taştan, eyvanlı, gösterişli Mardin konakları hüzünlü, çarşısı kapalı.

Kıllıt’ı farklı kılan bir ortaçağ kentini anımsatan korunmuş mimari dokusunun yanı sıra köyde yan yana duran 3 farklı kilise: 370 yılında inşa edilen Kadim Süryani Ortodoks Kilisesi (Mor Yuhanon Dilimoyo), Katolik Kilisesi ve Protestan Kilisesi.

Köyde şu anda işletilmeyen bir de şarap fabrikası bulunuyor.