Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Tarihin Sıfır Noktası: Şanlıurfa

Yüz Ölçümü: 18.765 km²

Nüfus: 1.892.320

İlçe Sayısı: 13

İlçeleri: Akçakale, Suruç, Halfeti, Birecik, Siverek, Harran, Viranşehir, Bozova, Hilvan, Karaköprü, Haliliye, Eyyübiye, Ceylanpınar.

Denizden Yüksekliği: 518 metre.

Başlıca Geçim Kaynakları: Turizm, tarım, hayvancılık, enerji, ticaret.

El Sanatları: Kuyumculuk, bakırcılık, keçecilik, kazazcılık, halı ve kilim dokumacılığı, telkari, ahşap oymacılığı, taş işçiliği, kürkçülük, cülhacılık.

Şanlıurfa'ya Türkiye'nin her yerinden karayolu bağlantısı bulunmaktadır.

2007 Yılında hizmete giren Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenli uçak seferleri mevcuttur.

Urfa usulü çiğköfte

Urfa sade kebabı

Birecik’de yetişen ‘Balcan’ ile yapılan patlıcan kebabı

Günün her saati ciğer kebabı

Borani

Pek bi acılı içli köfte

Sokağın vazgeçilmezi lolaz dürüm

Bostana

Semsek

Ağzı açık, ağzı yumuk

Közlenmiş isot - acı kırmızı biber

Keçe

Bakır fincan ve cezve

Kuntakari ve ağaç oyma sanatı ile çivi kullanılmadan üretilen el yapımı ahşap ürünler

Kilim

İsot

Biber salçası

Kuru patlıcan

Puşi

Tesbih

Gümüş, telkâri takılar

Baharat

Kına

Şanlıurfa fıstığı (Antepfıstığı)

Baklava

Siverek peyniri

Aba

Koyun derisi kürk

Urfa Müzesi’nde dünyanın en eski heykelini görmeden

Urfa sokaklarında kaybolmadan, kuşçu pazarına uğramadan

Eski çarşıları görmeden

Balıklıgöl’de balıklara yem atmadan

Gümrük Hanı’nda çay içmeden

Sıra gecesinde türkü söyleyip çiğköfte yemeden

Meyan kökü şerbeti içmeden

Haşimiye’de kendin dür kendin ye ciğer yemeden

‘Kendinin’ en eski tarihi Göbekli Tepe’yi gezmeden

Fırat Nehri’ne ayaklarını sokmadan

Birecik’te nohut ekmek yemeden

Kelaynakları görmeden

Harran’da deveye binmeden

İsot almadan

İsa Peygamber, Urfa’yı kutsadığına dair bir mektubu ve yüzünü sildiği mendile çıkan mucizevi portresini havarilerinden Addai ile Urfa Kralı Abgar Ukkama’ya göndermiş. Hristiyanlık, devlet dini olarak ilk defa bu kral tarafından Urfa’da kabul görmüş.

Türkiye’nin en büyük, dünyanın da dördüncü büyük barajı olan Atatürk Barajı’nın set yüksekliği 169 metre, uzunluğu 1600 metre, kalınlığı da tabanda 800 metredir. Baraj gövdesindeki seyir terasından Fırat’ın gücü ve su tribünlerinin çalışması seyredilebilir.

Tarım ilaçları ve aşırı avlanma ile hızla soyu tükenmeye başlayan kelaynakların doğal yaşam alanı, Fırat kıyısındaki Birecik ve Nil Nehri Vadisi’dir.

Anavatanının Ortadoğu ve Kuzey Afrika olduğu bilinen ceylanlar, Türkiye’de sadece Şanlıurfa Ceylanpınar yakınlarında görülür.

Urfa, at yetiştiriciliği konusunda adını duyurmuş illerden biridir. Türkiye’deki Arap atlarının yaklaşık üçte biri Urfa’daki haralarda yetiştirilir. Atın uğur sayıldığı Urfa kültüründe, at beslenen ev ve çevresindeki yedi evin bu uğurdan nasiplendiğine inanılır.

Sıradan bir yer değil Şanlıurfa. İnsanoğlunun ilk tapınağını yaptığı, yerleşik yaşama geçtiği, tarım yaptığı topraklar burası, bir başka deyişle “her şeyin başladığı yer”…

Tapınakların, kiliselerin, camilerin kentidir Şanlıurfa. Çarşıların, ticaretin, bereketli toprakların, yurdudur. Çarşılarında dolaşılırken Ortaçağ’ın kokusu hala hissedilen, binlerce yıllık efsanelerin kentidir Urfa. Hz. Adem’in çiftçilik yaptığı, Hz. İbrahim, Hz.Eyyüp, Hz. Şuayb, Hz.Yakup, Hz.Elyasa gibi peygamberlerin yaşadığı yerdir Urfa...

Kimlere ev sahipliği yapmamış ki? Asurlular, Makedonya Krallığı, Romalılar, Osmanlılar… Binlerce yıl boyunca, birbirinden çok farklı, renkli kültürlere ev sahipliği yapmış.

Urfa bugün de Fırat Nehri’nin can verdiği binlerce dönüm bereketli toprakları, fıstık ağaçları, buğday başakları, canlı ticaret hayatı,  çarşıları, rengârenk, allı-pullu ‘dak’lı kadınları, takılı güvercinleri, zarif toynaklı Arap atları, ürkek bakışlı ceylanları, hala Etiyopya yolunu hatırlayan kelaynakları ve kutsal balıkları ile ayakta. Hala canlı, hala gerçek, hala yaşıyor…

Sizi Şanlıurfa’ya, kökleri çok eskilerde olan bir masalı yaşamaya davet ediyoruz.

Tarihin izinde…

Asurlulardan beri bilinen Urfa (eski adıyla Urha) kenti, çok eski bir tarihe sahip. Bugün bildiklerimize göre eski kent yıkılmış ve İskender’in ardıllarından Seleukoslar zamanında Edessa adıyla yeniden kurulmuş. Kurulan bu kent MÖ 130’dan MS 242’ye dek Osrhoene Krallığı’nın başkenti olmuş.

Rivayete göre Osrhoene Kralı Abgar, Hz. İsa ile mektuplaşmış; “büyük” sıfatı ile tanınan bir diğer Abgar da, 3.yy başında Hristiyan dinine girerek yeryüzünde bu dini kabul eden ilk hükümdar olma ayrıcalığını kazanmış. 

Aramice’nin Urfa’da kullanılan lehçesi Süryanice adıyla tanınmış. Süryanice, MS 2.yy’da bu bölgede Yunanca’nın yerine geçerek zengin bir edebi ve bilimsel dil olmuş. Bu dil, eski şark uygarlığının geleneklerini Hristiyan ve daha sonra İslam dünyasına aktarmada anahtar rol oynamış.

Kent 400 yıl kadar Roma/Bizans yönetiminde kaldıktan sonra 639’da İyad bin Ganem komutasındaki Arap orduları tarafından fethedilmiş. 400 yıl süren ilk İslam egemenliği döneminde Urfa, Hristiyan kenti karakterini korumuş, Süryani kültürü Arap egemenliği altında gelişmeye devam etmiş. Emevi halifeleri ise merkezlerini Harran’a taşımış.

Urfa, 1087 yılında bu kez Türkler tarafından fethedilmiş. Daha sonra Haçlılar, 1098-1146 yılları arasında Urfa’da Edessa Kontluğu’nu kurmuş. 1146 yılında Selahattin Eyyübi şehri fethetmiş. Urfa, 1517’de Osmanlı idaresine geçmiş.

Gezilecek yerler

Şanlıurfa’da görülecek, gezilecek yerler listesi çok uzun ancak listenin bir numarası belli. Dünyanın ilk tapınağı Göbekli Tepe, Şanlıurfa’ya geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında geliyor. Keşfedilmesiyle insanlık tarihi ile ilgili bugüne kadar doğru bilinenleri değiştiren Göbeklitepe’nin o dönemin koşullarında nasıl inşa edilebildiği konusu hala gizemini koruyor.

Şanlıurfa “Balıklıgöl” ile anılır. İbrahim Peygamber’i öldürmek için yakılan ateşin göle dönüştüğü, ateşe atılan odunların da bugün gölde yaşayan balıklar olduğu rivayet edilir. Farklı din ve milletlerden yüzbinlerce kişi bu kutsal mekânı ziyaret ediyor.

Efsaneye göre insanın ilk ayak bastığı, sabanın ilk kullanıldığı, öküzün ilk çifte koşulduğu yerdir Harran Ovası. Bölgeye özgü ‘Harran Evleri’ni gördüğünüzde, zaman içinde kaybolduğunuzu hissedeceksiniz.

Camiler, kiliseler, çarşılar, türbeler, medreseler. Elbette leziz kebaplar yapan kebapçılar, baharatçılar ve kahveciler.

Fırat'ın siyah gülü Halfeti, kelaynaklar diyarı Birecik...

Şanlıurfa, sizi başka yerde bulamayacağınız gizemli bir yolculuğa davet ediyor.