Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Tarihin Taşlara Yazıldığı Kent: Diyarbakır

Yüzölçümü: 15.162 Km²

Nüfus: 1.654.196

İlçe Sayısı: 13

İlçeleri: Diyarbakır, Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice Ve Silvan'dır.

Denizden Yüksekliği: 650 Metre

Başlıca Geçim Kaynakları: Turizm, Tarım, Hayvancılık,Enerji, Madencilik, Petrol

El Sanatları: Kuyumculuk, İpekçilik Ve Bakırcılık Önde Gelmektedir, Toprak İşleri, Saraçlık, Keçecilik, Kilim, Cicim, Heybe Gibi Dokumacılık, İşlemeli Peşkir, Peştamal, Namaz Örtüsü Yapımı, El Dokuması Halıcılık, İldeki Diğer Önemli El Sanatlarıdır.

Diyarbakır'a Türkiye'nin her yerinden karayolu bağlantısı bulunmaktadır.

1952 Yılında hizmete giren Diyarbakır Havalimanı'nda düzenli uçak seferleri mevcuttur.

Ayrıca Kurtalan Express Diyarbakır'dan geçmektedir.

Saç tava

Ciğer kebabı

Cevizli ve sarımsaklı lahmacun

Kibe-mumbar

Kaburga dolması

Ayvalı kaburga

Burma kadayıf

Kuru yemiş

Geleneksel halı ve kilim

Yerel pekmez çeşitleri

Diyarbakır hasır bileziği

Dengbej evinde dengbejleri dinleyin.

Keçi Burcu’ndan Hevsel Bahçeleri’ni seyredin.

Hanlarda meyan kökü şerbeti ve menengiç kahvesi için.

Ulu Camii’ye, Eğil Peygamber kabirlerine uğrayın.

Diyarbakır müzelerini gezin, Çayönü kafataslı evini görün.

Suriçi’nde sokaklarda kaybolun.

Dünyanın sonuna gidin (Birkleyn)!

Diyarbakır’da, güvercinlerin beslendiği ve gübresinin toplandığı yerlere, özel yapılara “boranhane” denir. Buna en güzel örnek Silvan yolundaki Tilelo Köyü’ndeki boranhanedir. Güvercin gübresinin ünlü Diyarbakır karpuzunun yetiştirilmesinde katkısı çok büyüktür.

Türkiye’nin en kaliteli şaraplık üzümleri sayılan Boğazkere ve Öküzgözü üzüm çeşitleri Çermik ve Çüngüş ilçelerinde yetiştirilir.

Dengbej ve Dengbej geleneği, Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatıdır. Dengbejler, klam (türkü) dediğimiz eserleri, kendileri üretir, çıplak sesle seslendirirler. Yaşar Kemal'in "Kürtlerin Homeros'u" olarak adlandırdığı sözlü edebiyatın, efsanelerin ve hikâyelerin anlatımıdır. Denbêjlik Kürt toplumunun yazılmamış hafızasıdır.

Mezopotamya’nın, ‘Bereketli Hilal’in kültür ve tarihle bezeli, eşsiz, zamansız bir şehridir Diyarbakır… Dicle Nehri’nin suladığı bereketli topraklar üzerinde, üzerinde 12 medeniyete ait kitabelerin bulunduğu surları, taş köprüleri, izleri ile “tarihin taşlara yazıldığı” yerdir.

Yüzyıllardır çevresine bolluk bereket veren Dicle Nehri’nin kenarında kalkan biçimi surlarıyla neredeyse 5000 yıldır ayakta duran bu mağrur kentin adı, Asur hükümdarı Adad-Nirari’ye ait bir kılıç kabzasında “Amed” olarak geçiyor. Roma ve Bizans kaynaklarında “Amed, O’mid, Emit, Amide” olarak geçen isim daha sonra surların kara renginden “Kara Amed”e, daha sonra da burayı alan Arap aşiretinin isminden “Diyar-ı Bekr”e dönüşmüş.

Diyarbakır, insanlık tarihinin en önemli eşiklerinden biri olan, göçebelikten yerleşik düzene, avcı-toplayıcılıktan tarımsal üretime geçilen döneme ev sahipliği yapmış. Neolitik Devrim olarak tanımlanan bu süreç Ergani Çayönü ören yerinde kesintisiz olarak izlenebiliyor. İnsanlık tarihinin en eski köy yerleşmelerinden biri olan Çayönü ören yeri dışında Neolitik Dönemin en güzel mezar buluntularına sahip Kortik Tepe de Diyarbakır’da (Bismil) bulunuyor.

Kimlere ev sahipliği yapmamış ki bu güzeller güzeli şehir: Roma İmparatorluğu, Akkoyunlular, Mervaniler, Artuklular, Emeviler, Abbasileri Osmanlı ve daha niceleri. Hepsine yurt olmuş Diyarbakır, hepsini beslemiş, hepsinden beslenmiş.

Ayırmamış insanları hiç o, bu, şu diye. Türkçe, Arapça, Kürtçe konuşan Müslümanlar, Ezidiler, Museviler, Ortodoks ve Katolik Ermeniler, Ortodoks ve Katolik Süryaniler, Protestanlar, Nasturiler, Keldaniler ve Rumlar yaşamış bu heybetli şehirde kardeşçe. Yazık ki bugün o çeşitlilik artık yok ama kent içinde yer yer o günlerin izlerine rastlamak hala mümkün. 

Kent, sıkça düzenlenen kültürel etkinlikler ve sanatsal hareketliliği ile geçmişte olduğu gibi bugün de kültürün doğu’daki başkenti olmayı sürdürür. Her geçen gün yenisi eklenen kent parklarında, sur önlerinde Fazıl Say, Goran Bregoviç, Sezen Aksu gibi ulusal ve uluslarası önemli sanatçıların konserleri, çeşlitli içerikteki paneller, sempozyumlar, tiyatro gösterileri, plastik sanat sergileri, atölye çalışmaları, yeni açılan sinema salonlarında film günleri gibi etkinliklerle kent, modern hayatın tüm gerekliliklerini karşılayabilecek şekilde sosyal anlamda rengarenktir.

Taştan örülmüş, şehri bir anne gibi sımsıkı sarmış surları, kutsal kitaplarda anlatılan cennet bahçelerini anımsatan Hevsel Bahçeleri, bereketi, hayatı su olup Diyarbakır’a akıtan Dicle Nehri, lezzetli yemekleri, tapınakları, köprüleri ve binlerce yıldır insanların gelip geçtiği sokakları ile Diyarbakır size düş gibi bir serüven vadediyor…

Gezilecek Yerler

Diyarbakır’ın denilince akla ilk olarak surlar gelir. Üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve kabartma figürlerle bir açık hava müzesini andıran, 5 bin 700 metre uzunluğunda, 12 metre yüksekliğindeki tarihi surlar. Şehri sarıp sarmalayan bu surlarda bir akşamüstü güneşin batışını izlemeden Diyarbakır’dan ayrılmayın.

Binlerce yıldır tekmil hayvan ve bitkilere ev sahipliği yapan, koruyan, kollayan Hevsel Bahçeleri, bu benzersiz toprakların bir diğer güzelliği. İnsanlığın bu iki eşsiz mirası, 2015 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alındı.

Diyarbakır Kalesi ve kapıları, Dünyanın en eski ve en sağlam surlarından olan, Çin Seddi'nden sonra dünyadaki en uzun sur olan Diyarbakır Surları,  ‘yeryüzündeki cennet’  Hevsel Bahçeleri, camiler, kiliseler, köprüler. Diyarbakır’ın daracık sokaklarında gizlenen tarih, o sokaklardan fışkıran yaşam ve bereket, ve sonsuzluk hissi… Zamanı kaybetmenin, belki de unutmanın karşı konulamaz hazzı. Daha önce birçok geziye katılmış, çok yer gezmiş olabilirsiniz. Diyarbakır size, öncekilere hiç benzemeyen bir serüven vadediyor.

Kahramanı olacağınız bir masal, uyanmak istemeyeceğiniz bir düş için çağırıyor sizi Diyarbakır. Bu çağrıya kulak verin...

Bu çağrımız sadece merkez değil; Asur kaya mezarları ve peygamber kabirleri ile Eğil, Zembil Froş'un kenti Silvan, insanoğlunun yerleşik düzene geçtiği dönemin en iyi izlendiği yerlerden biri olan Çayönü ören yerinin bulunduğu Ergani, dünyanın sonu  Lice ve tüm ilçeler için de...