Test yayınındadır. Hataları info [@] mesopotamia.travel adresine bildiriniz.

Yesemek

MÖ 14.yy ile 7. yy arasında, Ortadoğu’nun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesi olan Yesemek, İslahiye ilçesinin 22 km güneydoğusunda yer alıyor.

Yerli halk olan Hurriler’in çalıştığı atölye, bölgenin Hitit hâkimiyetine girdiği MÖ 2. bin yılının ikinci yarısında, Hitit Kralı I. Şuppiluma zamanında işletmeye açılmış. MÖ 1200’lerde Deniz Kavimleri’nin göçü sırasında faaliyetlerine ara veren atölye, MÖ 9. yy’dan itibaren Geç Hitit Krallıkları döneminde tekrar çalışmaya başlamış.

MÖ 7. yy’ın sonuna doğru Asurlular, atölyenin faaliyetlerine son vermiş ve ustaları Asur’a götürmüş. Ustaları giden atölyede her şey olduğu gibi kalmış; o andan itibaren Yesemek için zaman adeta donmuş.

110 dönümlük alan üzerine kurulan heykel atölyesinde, taslak işçiliğinin bütün safhalarını izlemek mümkündür. İlk olarak yüzey kayası üzerinde, blok sınırları belirlendikten sonra düzenli delikler veya kanallar açılır, bu oyuklara kuru ağaçlar çakılırdı. Islatılarak genişleyen ağaçlar, kaya bloğunu çatlatarak yerinden koparırdı. Elde edile bazalt bloklar, ağaç kızaklarla aşağıdaki çalışma alanına indirilir ve heykel taslaklarının sergileneceği yere götürülürdü. Heykellerin ince işçilikleri, konulacakları son yer olan Zincirli, Sakçagözü gibi Hitit kentlerinde yapılırdı.

Bugün yaklaşık olarak 300’ün üzerinde yontu taslağının toprak altından çıkarılıp belli bir düzende sergilendiği Açık Hava Müzesi’nde taslakların büyük çoğunluğunu, Hitit kentlerinin kapılarının koruyucusu olan kapı aslanları oluşturur.  Anıtsal sfenksler (kadın başlı kanatlı aslan), ayı adam, savaş arabası, dağ adamlar, av sahneleri atölyede bulunan diğer önemli eserlerdir.

Büyük bir organizasyonla işletildiği anlaşılan Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi,  taşların ocaktan kesilmesi, yontu taslaklarının hazırlanması ve tamamlanmasına kadarki evrelerin teker teker örnekleriyle görülebileceği dünyada benzeri olmayan bir heykel okulu niteliğindedir.