HARİTA HARİTA
Ana Sayfa

Rotalar

Şanlıurfa Tarihi Merkez Rotası

Güne erken saatte, hava güzelken ve güneş tam tepeye çıkmadan başlayın. Güzergah, Eski Pazar’da yer alan Barutçu Han’dan başlamaktadır. 2018-2019 yıllarında faaliyete geçmesi beklenen ve kısa süre önce restore edilen 18.yüzyıla ait Osmanlı Hanı, “Urfa’nın en iyilerini” tek bir yerde bir araya getirecek ve tamamlandığında burada restoranlar, kafeler, özel sanat, zanaat ve yerel gıda dükkanları yer alacaktır.

Barutçu Han dolaylarında gezinirken, Şanlıurfa’nın tarihi Eski Pazarı’nın geri kalanına bakınmak için biraz vakit ayırın. Osmanlı Dönemi’nde inşa edilmiş olan ve labirent şekilli kapalı çarşıların en ilginçleri arasında, Sipahi Kilim Pazarı, Bedesten Tekstil Pazarı, Bakırcılar Pazarı ve isot biber pazarı bulunmaktadır.

Pazardan ayrılmadan önce güzel bir ortama sahip olan Gümrük Han’a uğrayın. Burası, çevresinde sürekli kahve içen yerellerle dolu, restore edilmiş bir kervansaraydır. Çok güçlü ve acı bir yerel kahve olan mırrayı veya alternatif olarak menengiç kahvesini –kelimenin gerçek anlamıyla bir kahve olmayan, fıstık ağacının kavrulmuş tohumlarından yapılan bir Türk kahvesi- deneyin. İyice dinlendikten sonra Gümrük Han’dan çıkarak, hareketli bir cadde olan Balıklıgöl Caddesi’ne doğru ilerleyin, sağa dönün ve yol boyunca dümdüz ilerleyin. Orada Arasta Hamam’ı göreceksiniz. İsot Biberi Pazarı’nın yakınlarında bulunan hamamın üzerinde herhangi bir yazı veya kuruluş tarihi bulunmamaktadır. Ancak Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde buranın 17.yüzyıl ortasında var olduğu belirtilmektedir. Soğuk, ılık ve sıcak kısımlarıyla bu bina, klasik Osmanlı hamam tarzına göre inşa edilmiştir.

Balıklıgöl Caddesi boyunca doğu yönünde ilerleyin; ta ki bir kavşağa gelinceye dek. Karşı kaldırımda Mevlevihane Camii’ni göreceksiniz. Caminin 1650 yılından önce Mevlevi halk için inşa edildiğine inanılmaktadır. Kubbenin dış kısmındaki “Mevlevi Sikkesi” bunun bir kanıtıdır. Caminin kare bir planı vardır ve üzerinde Mevlevilere ait bir taş sikke sembolü taşıyan tek bir kubbeyle kaplanmıştır.

Kuzeye doğru Balıklıgöl Caddesi’ni izleyin ve 1348.Cadde’ye doğru sola dönün. 30 metreden sonra Mutfak Müzesi’ni gösteren bir sokak işareti göreceksiniz. Beş oda, geniş bir avlu ve iki çeşmeden oluşan güzel evde, Osmanlı dönemindeki tipik gündelik yaşantıya dair yeniden canlandırılmış sahneler ve nesneler sergilenmektedir.

1348.Cadde’ye geri dönün. Yolun karşısında ve sağınızda, Ulu Camii’nin saat kulesi minaresini göreceksiniz. 1170-75 yılları arasında inşa edildiği düşünülen cami, yüzyıllar boyunca üç adet tek tanrılı dine ev sahipliği yapmıştır. Efsaneye göre, Hz. İsa yerel halka rahat yüzü göstermeyen bir cilt sorununu tedavi etmek üzere kuyuya atılmak üzere kendi mendilini gönderir. Bugün yerel halkın arasından birçok kişi, kendi hastalıklarına derman bulmak için kuyudan su içmeyi sürdürmektedir.

Ulu Cami’den çıkıp kalabalık Divanyolu Caddesi’ne sapın. Güneye doğru yürüyün; ilk yol ayrımından sola, 1001. Cadde’ye dönün. Güzel mi güzel Nimetullah Camii’ye varana dek yaklaşık 10 dakika boyunca yerel taşlardan yapılmış tarihi binaların yanından geçerek ilerleyin. Bu caminin 1500’lü yıllarda yerel eşraftan biri tarafından inşa edildiğine inanılmaktadır. İlk başta kilise, daha sonra da cami işlevi görmüştür. Silindir şeklinde ve tek balkonu bulunan minare, Şanlıurfa’nın en yüksek noktasıdır.

1001.Cadde boyunca 58 Meydanı’na varana dek ilerlemeye devam edin. Bir hamamın çökmesi sonucu ölen 58 kişinin anısına bu şekilde adlandırılan meydanda, Osmanlı’nın dört farklı dönemine dek uzanan restore edilmiş taş binalar yer almaktadır. Bunlar arasında, güneyde iki katlı güzeller güzeli Kurtuluş İlkokulu, doğuda Şeyh Saffet dini okulu (1892), Şeyh Saffet Çeşmesi (1891) ve Muhammed Muhyiddin Mezarlığı (1795) yer almaktadır. Yola devam etmeden önce dinlenmek için 11 Nisan Kafesi’nde soluklanın. Kafenin 2018-19 döneminde faaliyete geçmesi beklenmektedir.

58 Meydanı’ndan sonra yolu kuzey yönlü izleyin, küçük meydana ulaşacaksınız. Doğrudan karşınızda bulunan geniş bir kapının gerisinde bir avlu ve basit ancak alımlı Reji Kilisesi gizlenmektedir. 1861 yılında inşa edilen kilise, inşa edildiğinden beri başka birçok gerekçeyle –bunlar arasında eski Fransız idaresinin yönetim ofisleri, bir tütün fabrikası ve bir üzüm deposu yer almaktadır- kullanılmıştır.

Geldiğiniz yola doğru adımlarınızı takip edin ve sola (doğu yönlü), 1017. Cadde’ye dönün. Oradan 58. Meydan’a ulaşacaksınız ve oraya ulaştığınızda da sağa, 1043. Cadde’ye doğru ilk kavşağa dönün. Bu yolu birkaç dakika izleyin ve ilk kavşaktan 1057. Cadde’ye doğru dönün. Bir kemerin altından yürüdükten sonra sağa, Güllüoğlu Caddesi’ne doğru dönün ve bu yolun 970. Cadde’yle kesiştiği noktaya kadar yolu takip edin. Orada Urfa Kent Müzesi’yle karşılaşacaksınız. Burası, Tarihi Kent yürüyüş güzergahının son durağıdır. Bey Kapısı’nda Mahmutoğlu Kulesi’nde yer alan ve Tarihi Kent Surları’nın restore edilmiş kısmında bulunan bu derli toplu müzede, zamanın kilit dönemlerine göre Şanlıurfa’nın tarihine dair iyi bir değerlendirme sunan ilginç sergiler içermektedir.

x